12 Haziran 2008 Perşembe

Adi ve Ucuz

Adi ve ucuz yazılar yazdım, renkli tabelalar gibi ışıl ışıl ve süslüydü başlıklarım, ama gürültülü alaturka bir edebiyat gazinosundan içeriye girince sözcüklerle kurulu masalarım bomboş! Işıklara aldanıp, gürültüye kanıp gelenler oldu, ama masalar ıslak, sözler sivri, ortam rahatsız…

Yazdim,
dedim ki…
‘Kimisi boş bir ceviz gibi yuvarlanır hayatta, yere değer de iz bırakmaz, ne ki içindeki yokluktan bihaber, ne ki yoksulluğuyla biçare – bazısı ise erkence düşmüştür toprağa, dalında yeterince salınamamıştır, toprağın kokusunu alır erkenden, yine toprağa döner.’

Adi ve ucuz yazılar yazdim, akşam serinliğinde okurken biraz olsun insanların aklını çelebilmek için, topraktan söz açtım, Adem’i anlatmak, yılanları dinlememek için.
dedim ki boş bir ceviz gibi,
dedim ki, ah evet Nazım’dan çaldım “bu dünya mavi kadifeden bir yaldız zerresi, bu dünya soğuyacak günün birinde, bir yıldız gibi de değil, boş bir ceviz gibi!”, bekledim de korkarsın diye, sen yine geçtin, aceleciydin dalında…

Masallar anlattım, şarkılar söyledim, yeri geldi ağladım yerli yersiz,
‘Geçiniz bunları Gizem hanım!’

Adi ve ucuz yazılar yazdim,
İnandım
Bekledikçe değerlenecekler bir gün
Her hazine keşfedilince değerlenir
Değer,
bulmasını, görmesini, almasını ve anlamasını bilenindir…


7 Mart 2008 - Chicago

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Aşk,insanın kendi yarattığına kul olmasıysa...
Tanrıcılık oynamaya pek meraklı insanoğlu, yaratmada maharetli de yarattığını gerçek kılmada kusurlu.
Yanılsamadır bu yüzden aşk.
Yaratırken kendinde olanı katar aşık maşuğa.. Aşığın gözündeki maşuk, aynasıdır aşığın. Bunu unutur aşık, deli divane olur maşuk için. Maşuk'da rolüne kaptırır, kendini Tanrı zanneder filmin bu sahnesi gereği.
Aşık kendine döndüğünde, görür maşuğu kendinde. Haritadaki tüm yollar kendine çıkar yine. Aşktır asıl mesele. Maşuk bir istasyon sadece.
Zühre sevmese de Tahir'i, Tahir'de bir şey kaybetmez Tahirliğinden..